Metin2 - Knight Online - Silkroad - Warrock - Karahan Online

Geri git   Metin2 - Knight Online - Silkroad - Warrock - Karahan Online > Her Telden > Soru-Cevap
Sayfaya güncelle Çanakkale savaşının 1.dünya savaşı üzerine etkisi ve önemi nedir?

Uyarılar

Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 21-04-2009, 19:46   #1
Misafir g
Ziyaretçi
 
Mesajlar: n/a
Standart Çanakkale savaşının 1.dünya savaşı üzerine etkisi ve önemi nedir?

çanakkale savaşının 1.dünya savaşı üzerine etkisi ve önemi nedir??


 
Alt 21-04-2009, 20:24   #2
Siyahyus
Banlandı
 
Üyelik tarihi: Apr 2009
Nerden: İçerenköy
Yaş: 19
Mesajlar: 1.589
Tecrübe Puanı: 0
Siyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond reputeSiyahyus has a reputation beyond repute
Standart Cvp: çok acill

1. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu

I.Dünya Savaşı Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun istemeden de olsa girdiği büyük bir savaştır. İtilaf Devletlerini oluşturan İngiltere, Rusya gibi ülkelerle Almanya***8217;nın, sanayi devrimi sonra hızlanan büyüme ve kaynak bulma arayışının bir sonucu olan bu savaşta tüm gözler Osmanlı***8217;nın üzerine dikilmiş paylaşılma ümidiyle hayaller kurulmuştur.

Çok kötü bir ekonomi ve henüz yeni çıktığı Balkan savaşının verdiği yorgunlukla acz içinde yönetilen ülkenin kendini bu savaşın içinde bulması çok da zor olmadı.

== Savaştan önceki durum ==

=== Memleketin genel durumu ===

1914***8242;lü yıllarda Osmanlı, Avrupalıların deyimiyle Doğunun ***8220;Hasta Adamı***8221; yorgun ve halsizdi. 1. Dünya Savaşı ***8216;na girecek durumda değildi. Genç Türkler iktidara geldiği 5 yıl içinde büyük toprak kayıplarına uğramıştı. Örneğin; Bulgaristan bağımsızlaşmış, Selanik , Girit , Ege Adaları Yunanistan***8217;a kaptırılmıştı. İtalya Trablusgarb***8217;ı ve Oniki Ada ***8216;yı ele geçirmiş; İngiltere Mısır üzerine protektora ilanının ardından Kıbrıs ***8216;ı ilhak etmişti. 1911 Trablusgarp Savaşı ve 1913 Balkan muharebeleri yenilgileri Osmanlı***8217;nın adeta belini bükmüş ve kendisine gelmesi çok zor olan bir süreç içerisine girmesine neden olmuştur. Daha yeni çıktığı Balkan Savaşı ın yaralarını saracak zaman bile bulamamıştı. En değerli ordularını bozgunda kaybetmiş; kucak dolusu paralar ödenerek dışarıdan satın alınmış silah top cephane ne varsa onlarda ekim ve kasım ayının çamurlu, yolsuz Rumeli topraklarında düşmana terkedilmişti. Bir yıl öncesinden beri Alman askeri Türk ordusunda geniş ıslahat yapmış fakat Balkanlar ***8216;daki yenilgiler büyük zarar getirmişti. Bir çok bölgelerde asker aylardan beri maaşını alamamış, orduda moral kalmamıştı. Donanma mutsuz ve demode bir haldeydi. Çanakkale ***8216;deki Garnizon perişandı. Silahları ise çağdışı idi.

Koca imparatorluk çağın, sanayi devriminin, bilim ve teknolojinin çok gerilerinde kalmış, zengin Avrupalıların kapitülasyon denen ekonomik ve mali boyunduruğu altında ezikti. Ülkede ne sanayi denebilecek bir tesis, ne de tam anlamıyla yapılan bir tarım vardı. Gaz yağından iğnesine, silahından mermisine her şey için dışa bağımlı olan memlekete ne düzgün bir yol, ne bir liman, ne de fabrika vardı. İhmale uğramış insanları fakir ve okutulmamış, devlet yönetimi çürümüş hazinesi tamtakır olmuştu.

=== Hükümetin genel durumu ===

Siyasal durum ise tam bir karmaşa idi. İttihat ve Terakki Cemiyeti***8217;ne bağlı olan Genç Türkler, 1909 ***8216;da padişahı tahtan indirerek pek çok çevrede özellikle aydın çevrede tam bir destek kazanmıştı. Ama 5 yıllık savaş ve iç bunalımlar gereğinden de fazlaydı. İmparatorluğun derme-çatma hükümeti bir başka hükümeti iş başına getirerek kuvvetlenmek, durumu düzeltmek imkanı kaçırmış; Genç Türklerin enerjileri kendi başlarını kurtarmanın umutsuz ve yalın mücadelesinde tükenmişti. Artık ne ilk günlerin parlak sözlerinden, ne demokratik serbest seçimlerden, ne özgürlükten, ne bütün imparatorluğu meydana getiren çeşitli din ve milliyetteki unsurların eşitliğinden, ne de hilal altında birleşmeden bahseden yoktu. ***8220;Bağdat ve Kudüs gibi dış eyaletlerde mahalli idareler korkutucu bir durumdaydı. Her an herhangi bir aşiret bağımsızlığını ilan etmesi mümkündü.***8221; Mali yönden hükümet iflas etmiş: ahlak yönünden eski zorbalık ve irtikap günlerine geri dönülmüştü.

Durum böyle olunca yani istikrarsız politikalar ardı arkasına uygulamaya devam edince İttihat ve Terakki yönetimi de gittikçe halkın gözünden düşmektedir. Çünkü politik durum tam bir keşmekeşti. İttihat ve Terakki***8217;nin iktidara gelişi ile Sultan Abdülhamit ***8216;in tahtan indirilmesi önceleri dünyanın her yerinde olduğu gibi memleket içindeki çıkarcı çevrelerde iyimserlikle karşılanmıştır. Ancak aradan geçen beş yıl zarfında olup bitenler İttihat ve Terakki***8217;ye oldukça sarsmıştır. Jön Türkler***8217;in mücadeleleri politik bir kavga haline gelmiştir.

=== Muhalefet ===

İlk yıllarda muhalefet hemen hep Ayan Meclisi ***8216;nde görülmekte olup, bu yolda en ileri giden ***8221; Ahmet Rıza ***8220;dır. Mebuslar ise İttihat ve Terakki***8217;den olmaları dolayısı ile başlangıçta pek sessiz duracaklar ve sonlara doğru kınayıcı olmaya başlayacaklardır.

== Savaş sırasında Osmanlı hükümetinin izlediği politikalar ==

Dünya kaçınılmaz bir paylaşım savaşına doğru yönelirken, Osmanlı İmparatorluğu da bu savaşın yanında sessiz yada başka bir değimle tarafsız kalmayacağını fark etmişti. Çünkü taraflardan hangisi kazanırsa kazansın Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun yeniden paylaşımı kaçınılmaz bir şekilde ortaya konacaktı. Bu durumda yapılabilecek en doğru hareket ***8220;ölünecekse savaşarak ölmek***8221; sözünde özetlenebilirdi. Bu da yandaş aramak onunla birlikte savaşa girmek demekti.

=== Müttefik arayışları - İngiltere isteksiz ===

Halk ve İttihatçı üyeler Osmanlı***8217;nın I.Dünya Savaşı gibi diğer bir savaşa girmesi taraftarları değillerdi. Bu arada Alman Ordusu üyeleri askerimizi eğitmeye başlamışlardı. İttihatçılar Almanya yerine İngiltere ve Fransa***8217;ya yakınlık duyuyorlardı. Almanya sadece Enver Paşa ve diğer subaylara yakın geliyordu. Çünkü, Almanya***8217;da eğitim görmüşlerdi. Almanlar da ittifakda çok istekliydi.

***8220;İngiltere***8217;nin parası vardı. Denizlere hakimdi. Fransa ve Rusya onunla beraberdi. Ancak İngilizler bizimle ittifak konusunda istekli değillerdi. Çünkü Genç Devrimcilerin hükümetini ciddiye almıyorlar, onların her an düşürülebileceklerinden korkuyorlardı. Genç Türkler Londra***8217;ya Türk-İngiliz anlaşma teklifiyle geldiklerinde bu sebeple atlatıldılar***8221;. Görüleceği üzere İngiltere, Genç Türkler***8217;in iktidarına güvenmiyor ve onlarla ittifak yapma teklifini reddediyordu. Ancak durum böyle olmasına karşılık Osmanlı üyelerinden Hakkı Paşa , İngiltere ile problemli konuları halletmek ve ittifaka zemin hazırlamak amacıyla Londra***8217;ya gönderilmiştir. Müzakerelerde ***8221; Basra Körfezi ve Güney Arabistan***8217;da karşılıklı nüfuz bölgeleri belirlenmiştir. Fırat ve Dicle nehir taşımacılığı imtiyazı İngiliz şirketlere verildiği gibi Bağdat ve Basra mahalli tren inşa imtiyazı da İngilizler***8217;e bırakılmıştır. Bunlara karşılık İngiltere iktisadi kapitülasyonlardan -diğer devletler de onaylarsa- vazgeçmeyi ve Bağdat demiryolunun Basra***8217;ya uzatılmasına itirazını geri alacaktı.***8221; Diğer yandan Balkan savaşları sırasında edinilen borçların tasfiyesi ve yeni borçlar için Maliye Nazırı Cavit Bey , Fransa***8217;da faaliyettedir. Fransa da tıpkı İngiltere gibi borç yanında kapitülasyonlardan vazgeçmeye ancak diğerleri vazgeçerse razı olacağını belirtmiştir.

=== Boğazların önemi bilinmedi ===

***8220;Son bir çare olarak 1914 Mayıs***8217;ında Rus Çarı yaz tatili için Kırım ***8216;a geldiğinde Talat Paşa ziyaretine giderek ittifak teklifinde bulunmuştur.***8221; Rusya***8217;nın o dönemdeki askeri gücünden bahsetmek gerekirse ordusunun çok güçlü ve disiplinli olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Ancak sanayii beklenmedik bir süre alan siper savaşı için gerekli olan bolca cephaneyi ve ağır obüs toplarını yeter ölçü ve zamanda yetiştirecek derecede gelişmemişti. Bu bakımdan ise İngiltere ve Fransa***8217;dan geri durumdaydılar.

Bunun yanında Rusya***8217;nın en işlek liman ve demiryolları Karadeniz ve Baltık Denizi ***8216;ndeydi. Bu Rusya***8217;nın birinci yoluydu. Bu yolu açıp kapamak Türkiye***8217;nin elindeydi. ***8220;Bu yol açık olsa hem Rusya demiryollarının cephe hizmeti dolayısıyla kuzeye, Petrograd***8217;a yeter ölçüde taşıyamadıkları Ukrayna buğdayını ihraç edip döviz sıkıntısını hafifletir ve Amerika***8217;dan aldığı silah ve cephane ile sonsuz kalabalıklarını yeni savaş kurallarına göre donatabilirdi.***8221; Osmanlı Hükümeti için boğazları kapalı tutmak gerekli bir siyasaydı. Seferberlik de zorunluydu. ***8220;Osmanlı***8217;nın savaşa katıldığı Ekim 1914 ***8216;te karşı taraf Boğazlar***8217;ı açmamız için baskıda bulunmaya başlamıştı.***8221; Ancak ne ilginçtir ki savaş sırasında Boğazlar***8217;ı açma konusunda aceleci davranmışızdır. 1914 sonlarında İngiltere***8217;de Çanakkale saldırısı düşünüldüğü sırada esas amaç Rusya ile kolay ve verimli bir yoldan bağlantı kurmak olmayıp Osmanlı***8217;yı en can alacak noktasından tehdit ederek onun Mısır***8217;a kuvvet göndermesini ve daha sonra da Sarıkamış vuruşmaları sırasında Rusya***8217;ya aşırı baskı yapmasını önlemekti. Buna göre Osmanlı***8217;ya karşı Boğazlar***8217;dan geçit vermesi için baskı ancak 1915 başında veya yazında başlayabilir ve diplomasi kuralları gereğince nota alıp vermeleriyle daha birkaç ay kazanabilirdi.***8221;

Yorum: İttihat ve Terakki büyüklerinde ne diplomasi, ne yönetim, ne de genel siyasa bakımından bir iktidar yoktu. Bunu 5 yıl boyunca (1909-1914), imparatorluğu öncekileri çok aşan sonsuz ayaklanmalar içinde bunaldıktan sonra kendi istekleriyle savaşa girmiş; onu alabildiğince kötü yönetmiş, yenilince Almanya***8217;ya kaçmış; orada da rahat durmayıp Anadolu***8217;nun milli mücadelesine binbir güçlük çıkarıp onu baltalamaya çalışmış olmakla göstermişlerdir. Yetenekli oldukları tek yön komitecilikti. Bu gibi kimselerin yerinde gerçek devlet adamları bulunsaydı Boğazlar kapalı olarak uzun bir süre geçirilebilirdi. Hele savaşa kendimiz değil, 3 düşman devlet başlamış olurdu ki bunun ***8220;kıyılanlar***8221; dünyasında önemi büyük olurdu. İngiltere Hükümeti de bundan çekiniyordu. Bu yol tutulacağına Talat, Enver, Cemal takımı İslam alemini ayaklandırmak ***8220;Turanı kurtarmak***8221; ve buna benzer hayallerle savaşa katılmaya kararlı idiler.

=== Enver Paşa için Almanya***8217;nın yanında olmanın sebepleri ===

Bu anılan üçlüden en hırslı ve bilinçsizi Enver Paşa idi. Ordu ve donanmayı gitgide daha büyük ölçüde Almanlar***8217;ın eline vermişti ve bunlar Üçlü Anlaşma devletleriyle aramızdaki gerginliği arttırmak ve Osmanlı subayları arasında savaşa katılma isteğini yaratmak ve arttırmak için her ne olanaklı idiyse onu yapıyorlardı. Enver Paşa***8217;nın düşüncesine göre Ruslar, savaş çıkacak olursa Osmanlılar aleyhine genişlemeye kalkışacaklardı. Özellikle hala Ermeni terörizminin ve kışkırtmacılığının sürdürüldüğü doğuda bu kesindi. Rusya ise üçlü anlaşma içinde olduğundan İngiltere ve Fransa***8217;dan yardım beklemek güç olacaktı.

Diğer yandan Almanya***8217;nın Ortadoğu***8217;da toprak sorunu yoktu. ***8220;Almanya***8217;nın stratejik çıkarları Ruslar***8217;ın daha fazla ilerlemesini önlemekte yatıyordu. Müttefiki Avusturya uzun süredir Osmanlı topraklarına göz dikmişse de Bosna ve Hersek***8217;i almakla karşısına çıkan azınlık sorunlarını topraklarına yeni İslav toprakları katarak arttırmak istemeyecekti. Enver Paşa***8217;nın düşüncesine göre Alman taraftarı olmak Osmanlı çıkarları arasında çok daha önemliydi. Çünkü eğer Osmanlı , Almanya yanında savaşa katılacak olursa Rusya***8217;nın içinde olduğu itilaf grubu Balkanlar***8217;daki ilerleyişine bir son verecekti. Ayrıca o günkü şartlar göz önüne alınacak olursa Osmanlı***8217;nın Almanya***8217;dan başka yandaşlara da ihtiyacı vardı. Bunlardan Bulgaristan ile ittifak gayretindeydi.

==== Bulgaristan ve Romanya ile temaslar ====

***8220;Osmanlı***8217;nın savaşa girmesinden önceki 4 ay içinde dış politika tek gayreti Bulgaristan***8217;ı ittifaka çekebilmek için Talat Bey ve Halil Bey , Sofya***8217;ya giderek Bulgar yetkilileriyle gerekli temasları yapmışlardı. Bulgar***8217;lar ise Bulgaristan***8217;daki Rus yanlılarının karşı hareketinden korkuyorlardı. Bu arada kuzey komşuları olan Romanya***8217;nın da Alman yandaşları arasında olmasını istiyorlardı. Böylece kuzey sınırı güvence altına alabileceklerini hesaplıyorlardı. Bunu sağlayabilmek için Talat Bey***8217;le Halil Bey Romanya***8217;ya gittiler. Romenler tarafsızlık garantisi verdiler.***8221; Bu anlaşmayla kuzey sınırımız güvence altına alınmış; en azından muhalif ülkeden kurtulmuş oluyorduk.

=== Almanya***8217;yla ittifak ===

Şimdi en önemli sorun Almanya ile yapılacak ittifakın şartları ve uygunluğu konusuydu. Almanya ile bağlantılardan sadece Enver Paşa ve Sadrazam Halim Paşa haberdardı. Sultan Mehmet Reşat***8217;ın bu anlaşmadan haberi yoktu. Bu durum padişahlık makamının devre dışı bırakıldığını gösteriyordu. O dönemde iktidarda bulunan İttihat ve Terakki Partisi***8217;nin öncü kadrosu, yapısı itibariyle silik ve sessiz bir kişiliğe sahip 72 yaşındaki ihtiyar padişah Mehmet Reşat***8217;ı görüldüğü üzere bir kenara itmiş; dilediğince iş görmekteydi. Bu da padişahın iktidarının ne kadar zayıfladığının bir göstergesi idi.

Sonunda anlaşma yapılmaya karar verildi. ***8220;Anlaşma, Avrupa***8217;da savaş başladıktan sonra 2 Ağustos 1915***8242;de imzalandı.***8221; ***8220;Cemal Paşa anılarında Almanya ile akdin savaştan önce yapıldığını söyler. İttifak muahidesini hazırlayanlar Sadrazam Said Halim, Harbiye Nazırı Enver Paşa , Dahiliye Nazırı Talat ve Meclis-i Mebusan reisi Halil Bey***8217;lerdir. Cemal Paşa henüz Fransız yanlısı olduğu için kendisine haber verilmemiştir.***8221; Anlaşma Alman yanlısı olan kimselerin isteği sonucunda imza edildi. Osmanlı***8217;nın savaşa girmesini ittihatçı üyelerden bir kısmı bazı sebeplerden dolayı istiyordu. İttihatçıların Osmanlı***8217;yı harbe sokmak istemelerindeki sebep, uzun süreceği muhakkak bir dünya badiresi boyunca askeri, idare ve harp hali sayesinde mevkilerini muhafaza etmek ve birde bir ihtimalle Almanya galip geldiği taktirde muzaffer bir ülke nüfuzunu kazanarak iş başında gediklileşmektedirler.

Anlaşma bazı maddeleri içeriyordu. Buna göre 28 Temmuz***8217;da Sırbistan***8217;a savaş ilan eden Avusturya***8217;ya Almanya***8217;nın yardımı Rusya***8217;ya karşı bir savaşa yol açarsa Osmanlılar Mihver Devletlerini desteklemek için müdahale edecekti. Almanya da buna karşılık Osmanlı toprak bütünlüğünün korunmasına yardımcı olacaktı. Anlaşmada Sait Halim Paşa Almanya***8217;dan Ege Adaları ile Batı Trakya***8217;yı istiyor; Yunanistan ile Bulgaristan***8217;a başka yerlerden toprak ödünü verilmesini öneriyordu.

=== Osmanlı***8217;ya tarafsız kalma talepleri ===

***8220;Osmanlı hükümeti 2 Ağustos 1914 günü ***8220;silahlı tarafsızlığını***8221; ilan etti ve ertesi günü yani 3 Ağustos***8217;ta seferberlik uygulamasına başladı.***8221; İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı devletine tarafsız kalmasını, böylelikle toprak bütünlüğünün korunacağını garanti etmişlerdir. Ancak Osmanlı bu sözlerin tutulmayacağını bildiği için pek aldırış etmemiştir. Ağustos***8217;ta Cemal Paşa İngilizler***8217;e yeniden anlaşma önerdiğinde aldığı cevap: ***8220;Osmanlı devletinin harbe girmesini istemiyoruz. Sizden istediğimiz kat***8217;i bitaraflıktır. Gerekirse toprak bütünlüğünüz için müşterek bir senet verebiliriz.***8221; olmuştur.

Yorum: Durum açıktır. Herhangi bir ittifaka girmeyecek Osmanlı Devleti***8217;ni, Almanya***8217;yı yendikten sonra istedikleri gibi paylaşacaklardı. Ancak Osmanlı***8217;nın Almanya safında savaşa girmelerinden endişelendikleri için oyalama safında hareket etmişler, elden geldiğince tarafsızlık durumunu devam ettirmeye çalışmışlardır. Yani görüldüğü üzere İtilaf Devletleri Osmanlı***8217;ya sundukları önerilerle onu önce tarafsız kılmak ardından da aralarında paylaşmak amacındadırlar.

=== Rusya Enver Paşa***8217;nın teklifini redetti === Bu arada Enver Paşa***8217;nın 5 Ağustos***8217;ta Ruslar***8217;a bir teklifte bulunduğu görülmektedir. Buna göre ***8220;Kafkaslar***8217;daki Osmanlı orduları çekilecek, Balkan Devletleri Rusya***8217;ya savaş açarsa onlara karşı kullanmak üzere Osmanlı Devleti Rusya***8217;ya bir ordu tahsis edecek, Alman askeri heyetini topraklarından çıkaracaktır. Bunlara karşılık Osmanlı yönetimi meridyen hattına kadar Trakya***8217;dan arazi ve Adalar Denizi***8217;ndeki adalarını istemiştir. Ayrıca Rusya ile 10 senelik bir savunma işbirliği yapacaktır.***8221; Fakat bu anlaşma teklifleri kabul edilmemiştir.

=== Bakanlar Kurulu kararı alınmadı - Meclis kapatıldı ===

Hükümet, meclisin muhalefetini önlemek için kasıma kadar tatil ederken basına da sıkı bir sansür uygulamasına başlamıştır. Buna mukabil 2 Ağustos***8217;ta İngiliz parası ödenerek İngiliz tersanelerine sipariş edilmiş olan ***8220;Reşadiye ve Sultan Osman***8221; adlı iki savaş gemisine el koymuştur.

Şimdi hükümet liderlerinin başlıca sorunları kamuoyuna ve toplantıda bulunduğu sürece anlaşmaların Mebuslar Meclisi***8217;nce onaylanması gerektiği hükmüne karşın imzaladıkları anlaşmayla imparatorluğa yüklenen yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceği idi. Batı cephesindeki durgunluk ve Ruslar***8217;ın doğudaki zaferleri Osmanlı barış yanlılarının durumlarını güçlendiriyor; Enver Paşa***8217;yı ise köstekliyordu. 7 Eylül***8217;de kapitülasyonların kaldırılması özellikle itilaf devletlerinin ekonomik çıkarlarına büyük bir darbe indirilmesine sebep oluyordu. Almanya ile imzalanan antlaşma, içerisinde ve hatta sarayda bazı duraksamalara yol açmışken, Enver Paşa bir Bakanlar Kurulu kararı almak gereğini bile duymadan hemen aynı gün seferberlik emrini vermiştir.***8221; Hükümet de yine aynı gün Mebuslar Meclisi***8217;nin kapatılması için padişahtan aldığı onayı yürürlüğe koymuş ve devlet borçlarının ödenmesinin ertelendiğini ilan etmiştir.

İstanbul***8217;da bu gelişmeler olurken Alman Genel Kurmay Başkanı Moltke Dışişleri***8217;ne gönderdiği yazıda; Türkiye***8217;nin Rusya***8217;ya derhal savaş ilan etmesini ister. Osmanlı Genel Kurmayı savaşın nasıl gelişeceğini hiç beklemeden Almanya***8217;nın yanında yer almak için hazırlıklara başlarken, Alman Genel Kurmay***8217;ı da Çarlık Rusyası***8217;na ve Müslüman İngiliz sömürgelerine harekete geçmek olarak saptamıştı. Alman gemileri Çanakkale Boğazı***8217;na doğru yol alırken Osmanlı hükümeti, İngiltere ve Fransa elçilerine, salt vatan topraklarını korumak amacıyla seferberlik ilan edildiğini söylemiş; Sırp hükümetine de savaşta yansız kalacağını bildirmişti. Yine anlaşmada belirtildiği üzere ***8220;Osmanlı-Almanya-Avusturyalılar arasında 8 maddelik bu gizli anlaşmanın 2.maddesi gereğince Rusya***8217;nın Almanya ve Avusturya ile savaşa girmesi halinde Osmanlı imparatorluğu da müttefiklerinin yanında Rusya***8217;ya karşı savaşa girecekti. Halbuki Rusya ile Almanya ve Osmanlı yönetiminin haberi olmadan Avusturya arasında savaş imzadan bir gün önce başlamıştı.***8221; Bu anlaşma dahilince Osmanlı***8217;nın savaş hazırlıklarını bitirene kadar tarafsızlığını koruması kararına varıldı ve anlaşma bütün dünyadan gizlendi.

=== Talat Bey ve Paşaların tutumu ===

Osmanlı***8217;nın savaşa girmesini kimi kesim isterken kimileride hazırlıklı olmadığı gerekçesiyle karşı çıkmışlardır. Bunlardan

Cavit Bey savaşa Almanya yanında girmeye karşı çıkanlardandır. Çünkü örneğin mason locasının tutumu, sürekli ilişki içinde bulunan finans çevreleri vb. nin etkisi buna sebeptir. Talat Bey***8217;in ise sezgilerinin uyarısı ile kaderci bir yaklaşımla son çırpınışı ve savaşımı Türk***8217;e yaraşır bir biçimde yapmak açısından savaştan yana olduğunu görüyoruz. Enver Paşa da olaya ne ölçüde ***8220;şövalyeci***8221; bir tutumla, geleceğin ünlü serdarı olma rüyaları içinde bakıyorsa, Cemal Paşa da savaşı istemektedir. Bunlardan Sait Halim Paşa ise kırgındır. Çünkü açık bir şekilde istifa edeceğini sadrazamdan habersiz böyle eylemlere girişilen bir yerde hükümet başkanı olarak kalmanın anlamı olmadığını söyledi.

Fakat Talat Bey ve diğerleri buna bir çözüm bulunacağını söyleyerek istifasını geri aldırmışlardır.

== Osmanlı Hükümeti***8217;nin savaşa girişi ==

Her ne kadar Osmanlı Hükümeti yönetimi ve bilhassa savaşa taraftar olmayan Sadrazam Halim Paşa, Maliye Nazırı Cavid Bey ve diğer üyeleri yapılan anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu iddia etseler de Almanya***8217;nın hemen ertesi günü Osmanlı***8217;ya savaşa girme zemini hazırlamaya başladığı görülmüştür.

=== Goben ve Breslav İstanbul***8217;da ===

***8220;3 Ağustos***8217;ta da Fransa***8217;ya ve sömürgelerine karşı faaliyet için Akdeniz***8217;de bulunan Goben ve Breslau zırhlılarına hemen İstanbul***8217;a gitmeleri emri verilmiştir. İngiliz***8217;lerin peşinden geldiği gemiler önce İzmir***8217;e 10 Ağustos***8217;ta da Çanakkale***8217;ye gelmişlerdir. Hükümetin bilgisi haricinde Harbiye Nazırı Enver Paşa***8217;nın özel izniyle Boğazlardan geçmişlerdir.***8221; Gemilerin boğazlardan geçişleriyle ilgili bazı spekülatif bilgilerde mevcuttur. Örneğin; Talat Paşa anılarında; Goben ve Breslav gemilerinin kasıtlı olarak Osmanlı***8217;yı savaşa sokmak için Çanakkale***8217;ye sığındıklarını kabul etmez. Çünkü ***8220;Bu iki gemi önce İtalya limanlarında bulunuyordu. İtalya tarafsız kalıp ta gemilerin karasularını belirli bir süre içerisinde terketmelerini isteyince Goben ve Breslav Akdeniz***8217;e açılmak durumunda kalmışlardır. Cebelitarık ise İngiltere Deniz Kuvvetleri tarafından kapatılmıştır. Bu sebeple Akdeniz***8217;de gidebilecekleri tek yer Almanya ile yandaş olan Osmanlı karasularıydı. Zaten peşlerindeki İngiliz donanması da onları bu yöne doğru itmekteydi.***8221; şeklinde bilgi verir. Talat ve Cemal Beyler hatıralarında gemileri Enver***8217;in içeriye aldığını yazarlar. Ancak ***8220;Alman Sefiri Wangenheim hatıratında bu gemilerin meselesinin ittihatçılarla Almanlar arasında önceden kararlaştırılmış bir mesele***8221; olduğunu yazmaktadır. Hakkında bu nedenli farklı söylemler olmasına karşın var olan bir gerçek var ki o da gemilerin boğazlardan girerek I. Dünya savaşında yerimizi almamızı sağlamalarıdır. Gemilerin Çanakkale Boğazı***8217;na girişlerinin hemen ardından takip eden İngilizler***8217;in 4 saat sonra boğaza geldiği göz önüne alındığında maksadın kısmen yönlendirme olduğu anlaşılmaktadır. Amaç Osmanlı***8217;nın donanmasının güçlenerek boğazları tek başına Ruslar***8217;a bırakmamalarını sağlamak düşüncesinden de kaynaklanmış olabileceğini söyleyebiliriz.

Gemiler boğazlardan geçtikten sonra İtilaf Devletleri yaptıkları tarafsızlık anlaşmalarına göre gemilerin 24 saat zarfında Türk karasularından çıkarılmasını ya da hemen silahlarından arındırılması gerektiğini bildirerek Osmanlı hükümetini protesto etmişlerdir. Hükümet bunun üzerine Halil Menteşe Bey***8217;in teklifi üzerine gemileri satın alma yoluna gitmiştir.

==== Almanya***8217;nın beklentileri ====

Almanya***8217;nın Osmanlı Devleti***8217;ni bir an önce savaşa sokmak için uğraşmasının ardında beklediği yararlar:

Kafkas Cephesi***8217;ne Rus kuvvetlerinin önemli bir kısmını çekerek Almanya***8217;nın Avusturya***8217;nın doğu ordularının yükünü hafifletmek Süveyş kanalını kapamak veya hiç olmazsa orada büyük miktarda İngiliz gücünü meşgul etmek. Osmanlı hilafetinin manevi gücünü kullanarak İngiliz, Fransız sömürge müslümanlarını ayaklandırmak ve Rusya da müslümanları harekete geçirmek***8221; olarak sayabiliriz. Ayrıca Osmanlı***8217;nın dini nüfuzundan da yararlanmayı düşünüyordu.

=== Osmanlı savaşta ===

Sonunda Osmanlı da savaşa girmişti. Gemiler boğazdan geçtikten sonra mürettebatı başına fesler giyerek sanki Türk donanmasının denizcileriymiş gibi davranışlar yapmaya başlamışlardır. Bunun üzerine Alman Paşası Weber, Çanakkale Boğazı***8217;nı kapattırdı. Bundan Türkler***8217;in de haberi yoktu. Durumdan haberi olanlar yalnızca Enver Paşa ve kabine arkadaşlarıydı. Aynı zamanda bu durum diğer ülkeleri de telaşlandırmıştır.

Rusya***8217;nın ise neredeyse hayat yolu kesilmişti. ***8220;Birkaç hafta içinde Karadeniz***8217;den gelen Rus buğdayı yüklü gemiler Haliç***8217;te tutuldu. 29 Ekimde Goben ve Breslav Karadeniz***8217;e açılarak Odessa Sivastopol ve Navrossis***8217;de ki Rus tahkimatını bombardıman ettiler.***8221; Bunun üzerine 30 Ekimde İngiliz ve Fransızlar da Türkiye***8217;ye karşı harekete geçti. Rus limanları bombardıman edildikten sonra ***8221; Rusya fiilen 31 Ekim***8217;de Doğu Beyazid***8217;in kuzeyinden sınırı geçmiş, İngiliz***8217;ler de ertesi gün Akabe***8217;yi bombalamışlardır. 3 Kasım da Rusya; 5 Kasım da Fransa ve İngiltere Osmanlı***8217;ya savaş ilan etmiştir. Osmanlı***8217;nın karşı savaş ilanı ise 11 Kasım 1914 de yapılmıştır. Padişah V. Mehmet Reşat savaş ilanında 3 gün sonra 14 Kasım 1914 de ***8220;Cihad-ı Ekber***8221;ilan etmiştir.***8221; Cihat fetvasındaki amaç İngiltere, Fransa, Rusya, Sırbistan, Karadağ ve müttefikleri hakimiyet ve esaretleri altında bulunan müslümanları bu devletlere karşı ayaklandırmak; bu devletlerin müslüman tebaasından toplayacakları askerleri de Osmanlı Devleti ve müttefikleri Almanya, Avusturya ve Macaristan***8217;a karşı harp etmekten vazgeçirmek olarak düşünebiliriz. Fakat sonucu açısından beklenilenin olmadığını söyleyebiliriz. Cihad fetvası istenilen sonucu vermediği gibi tesirsiz de kalmamıştır. İslam dünyasının hemen her yerinde bir heyecan dalgası uyanmış; Hindistan***8217;da, Mısır***8217;da, Trablus***8217;ta, Çin***8217;de, Rusya***8217;da yer yer hadiseler, kıpırdanmalar ve kıyımlar görülmüştür. ***8220;İngilizler bu devrede Sultan Hamid***8217;i yıkarken Jön Türkleri göklere çıkarmışlardır; cihat fetvasından sonra ise ***8220;Bunların dinsizlerden oluştuğunu, halifeyi esir ettiklerini , kendilerinin onu kurtaracaklarını***8221; ilan edip durmuşlardır. Ayrıca İngilizler, İngiltere Devletinin müslümanların hamisi olduğunu ve Müslümanları koruduğunu ifade edip durmuşlardır. Sultan Hamid***8217;in önceleri çok büyük gayretlerle hazırladığı birlik propagandası ondan sonra gelen ittihatçı kafalarıyla çok sarsılmış olmasına rağmen yine de tesirli olmuştur.

==== Mustafa Kemal***8217;in durumu ====

Enver Paşa , Mustafa Kemal***8217;i Sofya***8217;ya Türk elçiliğine ateşelik görevine göndererek oradan uzaklaştırdı. Çünkü Mustafa Kemal Osmanlı***8217;nın henüz savaşa girecek durumda olduğuna inanmıyordu. Bunun için henüz erken olduğunu düşünüyor; ayrıca Almanlar***8217;a da güvenmiyordu. Mustafa Kemal savaş başladığını öğrenince Sofya***8217;dan telgrafla aktif hizmete verilmesini istemiş, ancak Alman aleyhtarı olduğu için kabul edilmiyordu. Kendisine haber gönderildiği zaman o zaten kendiliğinden işi bırakarak Türkiye***8217;ye dönmeye hazırlanıyordu. Daha sonraları Çanakkale cephesinde gösterdiği başarı adını Türk dünyasına duyurmasına yardımcı olmuştur.

=== Çanakkale savunması ===

İngiltere Kralı V. George Türkiye***8217;nin savaşa girmesinden bir hafta sonra Rus seferine ***8220;Konstantinapol***8217;un sizin olması gerektiği ortada***8221; demişti. Bir yandan da Dışişleri Bakanı, Ruslar***8217;a boğazlar meselesinin Osmanlı İmparatorluğu barış istediği anda uyumlu bir çözüme bağlayacağını vaat ediyordu. 1914 Eylül***8217;ü başlarında Donanma I.Lordu Winston Churchill, savaş işleriyle görevli Devlet Bakanı Lord Kitcher ve başta gelen kara ve deniz kuvvetleri danışmanları; yakında Türkiye***8217;ye karşı girişileceği varsaydıkları savaş için bir büyük strateji tartışması yaptılar. Yapılabilecek operasyonlar listenin en başında zaten Kuzey Ege***8217;de toplanmış olan güçlü filonun Çanakkale***8217;yi zorlaması bulunuyordu. 15 Ocak 1915***8242;te Londra***8217;daki savaş konseyi sonunda ***8220;Hedefi Konstantiopel***8221; olan bir deniz saldırısına karar verdi. Böylece Doğu cephesinde ikmalsiz kalan Rusya***8217;ya yardım için yol açılmış olacaktı. Ama 18 Mart***8217;ta boğaza gelmeye kakışan büyük gemilerin üçte biri batırılınca bu savaşla ilgili tüm kavramlar değişmişti. 9 Ocak 1916***8242;da savaş konseyinin kararından hemen hemen 1 yıl sonra İngiliz birlikleri de sessizce Gelibolu Yarımadasını boşalttı. Böylece Gelibolu Osmanlı tarihinin en büyük savunma zaferi olmuştur. Türklerin bu savaştaki kayıpları hiçbir zaman tam saptanamamış olmakla birlikte herhalde saldıran kuvvetlerin kayıplarının iki katı olmalıdır. Tahminen ***8220;İngilizler 213.980, Osmanlılar 120.000 ölü ve yaralı***8221; vermişlerdir.

Osmanlılar, Ruslar***8217;a ya da Mısır***8217;a İngilizlere karşı harekata geçmek için cesaret buldular. Ruslar böylece İngilizlerden yardım alamayacaklardı. Bu da Mihver Devletlerinin morallerini bir hayli yükseltmişti. Bu savaştan Enver Paşa, Harbiye Nazırı olarak zafer üzerinde hak iddia etmiştir. Ama gerçekte stratejik mevziler Liman Von Sanders***8217;in emriyle düzenlenmiş ve yarımadanın burnunda Esat Paşa***8217;ya adamları başarılı savaşlar vererek Anzaklar***8217;ın içerilere sızmasını önlemişlerdi. Eğer bu savaştan bir halk kahramanı çıkacaksa o da Mustafa Kemal***8217;dir. Mustafa Kemal***8217;e bu savaştan sonra 16.Ordunun Komutanlığı verilmiş ve Ruslara karşı savaşmak üzere Anadolu***8217;ya gönderilmiştir. Osmanlılar Çanakkale***8217;deki savaşa düşmanları tarafından zorlanmışlardır. 1915 ve 1916 yıllarının büyük bir bölümünde Rus Cephesi ve Kafkaslarda aynı durum söz konusu oldu. Bu dönemde siyasal bakımdan Osmanlı yönetiminin karakterinde pek bir değişiklik olmamıştır; ancak sansürün ve polisin daha güçlendirilmesi doğal karşılanacak bir olaydı.

=== Savaşın sonları ===

Savaşın son haftalarına dek politikayı belirleyen Jön - Türkler oldu. Sait Halim Paşa 1917 Şubatına dek sadrazam olarak görevine devam etti. Bu tarihte zaten çoktan beri en etkin başkan olan Talat Paşa resmen onun yerini aldı. Bu arada Mehmet Paşa meşruti hükümdar olarak görevlerini yapmayı sürdürüyordu. Bazı bakımlardan inanılmaz gibi görünse de Jön Türkler savaşın ilk üç yılı boyunca inkılap girişimlerini sürdürmeye çalıştılar. Müslüman hiyerarşik otoritesinin adım adım kısalması Said Halim Paşa***8217;nın sadrazamlık dönemi sonundan doruk noktasına varmıştır. Savaşın tahminlerden fazla uzaması İttihatçı liderlerin kaçınılmaz olarak kendilerini Bab-ı Ali***8217;den bağımsız olarak görmelerine sebep olmuştur. Talat Paşa***8217;nın 1917***8242;de politik kontrolü eline almasından sonra Rusya***8217;nın doğu Anadolu***8217;yu işgali, kıtlık ve çiftçilerin askere alınmaları tarımsal üretimi önemli ölçüde azaltılmış; İstanbul ile diğer büyük kentlerde yiyecek kıtlığı baş göstermiştir. Büyük vergi artışları, hükümetin muhalefeti ezmesi ve batı cephesinde Almanların kayıp verdikleri haberleri hükümetin yurtseverlik çağrılarıyla karşı koyamayacakları ciddi bir moral sorunu doğurmaktaydı.

Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun savaş ilan etmemiş olmasına karşın Amerikanın da savaşa girmesinin büyük etkisi olmuştur. İmparator II.Wilhelm***8217;in 1917 Eylül ayında İstanbul***8217;a resmen ziyareti ve veliaht Yusuf İzzeddin Efendi***8217;nin daha sonra bu ziyareti iade etmesi bu etkiyi ortadan silemedi. Bu dönemde yalnız Rus ihtilali bir umut ışığı oldu. Rusya ile Brest-Litowsk anlaşması sonucunda Doğu Anadolu***8217;nun güvenliği sağlanmış ve Rusya savaştan çekilmiş oldu. Enver Paşa***8217;nın Kafkaslardaki zaferi diğer cephelerde tekrarlanmamıştı. İngiliz birlikleri Osmanlı içine girmeyi başarmışlardı. Sultan Mehmet Reşat 28 Haziran 1918***8242;te ölünce yerine Abdülhamit***8217;in en büyük oğlu VI.Mehmet Vahdettin geçti. Vahdettin kardeşi gibi İttihatçı kuklalığını benimsedi. ***8220;Sanki işaretlenmiş gibi tüm Müttefik devletleri bütün cephelerde birden saldırıya geçti.Irak***8217;ta İngilizler kuzeye doğru işgallerini genişletiyorlardı.Kerkük 6 Mayıs***8217;ta düştü. Osmanlı askerleri Altın köprüde dağıtıldılar.İkinci bir İngiliz kolu Dicle boyunca ilerledi.Osmanlı askerlerini zaman zaman dağıtarak sonunda ateşkesten hemen sonra Musul***8217;u işgal etti. 23 Eylül***8217;de Akka ve Hayfa işgalcilerin eline geçti.Halep ve Humus da birkaç gün sonra hiçbir direnme göstermeden düştü.Fransız filosu Beyrut***8217;u işgal etti (6 Ekim). Osmanlılar yeni bir direnişte bulunmak için Adana***8217;ya çekilirken arkadan Trablus ve İskenderun da düştü.***8221; Bu kötü gidişat ta ki 30 Ekim 1918***8242;te imzalanan Mondros Müzakeresi***8217;ne dek sürdü.

== Savaşın sonunda Osmanlı hükümeti ==

I.Cihan Savaşının bitmesi Osmanlı Devleti***8217;nin de sonu olmuştur. Mondros Müzakeresi***8217;nin şartları bir devletin varlığını ortadan kaldıracak niteliktedir. Savaşla kaybedilmeyen topraklar İtilaf devletlerinin kuvvetlerine terk edilmektedir. Savaş zamanı iktidarda olan İttihat ve Terraki partisinin mesul kişileri memleket dışına kaçmışlardır. Kasım ayında İstanbul, denizden ve karadan düşman işgalcilerinin törenlerine sahne olmuştur. Özellikle mütarekenin 7. maddesine göre ***8220;itilaf devletleri kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum çıktığı taktirde herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdi***8221; hükmü konulduğu için bundan en geniş anlamı ile uygulama yolu açık bulunuyordu.

Osmanlı Hükümeti ise tamamen acz içinde idi. ***8220;21 Aralık 1918***8242;te Padişah,Kanun-u Esasi***8217;nin 7. maddesinin kendisine tanıdığı hakka dayanarak Meclis-i Mebusan***8217;ı fesh ettiğini ilan etti.***8221; Ancak yine de Kanunu Esasi***8217;ye göre yeni seçimlerin 4 ay içinde yapılması ve bunun da ilanı gerektiği dikkate alınmamış oldu. Böylece Meşruti idare yani denetimli parlamento rejimi Osmanlı Devleti bünyesinden süresiz olarak kalkmış oluyordu.

1918 yılının son iki ayı Osmanlı için askeri ve siyasi kuvvet ve hakimiyetini yitirmiş bir durumdadır. Buna karşın İstanbul***8217;da bulunan bazı kuvvetler bir araya gelerek bir Milli Kongre toplamışlar ve yayınladıkları bildiri ile milli birlik cephesi kurulmasını öngörmüştür. Ancak iyi niyetle harekete geçen bu teşebbüsün devamı sağlanmamıştır. Yine bu yılın son aylarında memleketin çeşitli bölgelerine ayrı ayrı teşkilatlandıracak cemiyetler kurulmakta idi. İzmir***8217;de Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye (26 Kasım 1918); Edirne***8217;de Trakya Paşaeli (1 Aralık 1918) gibi 1919 yılında da birçok cemiyetler kurulmaya devam edecektir. İşgaller ise daha yoğun bir hale gelecek; Ege sahillerinde İzmir***8217;e Yunanlılar***8217;ın kuvvet çıkarması yapılırken (15 Mayıs 1919) itilaf donanması onları arkadan destekleyecektir. 1919 yılında bir taraftan da yeni siyasi partiler kurulurken yine bölgesel kurtuluş çarelerini aramak için kurulan cemiyetler çoğalmaktadır.

Mondros mütarekesi itilaf devletlerinin lehine en geniş anlamıyla uygulanmaktadır. 1920 de imzalanacak Sevr müdahalesi bu parçalanmayı ancak tasdik edecektir. Osmanlı hanedanı ve hükümeti sanki galip devletlerin isteklerini yerine getirmek için iktidar mevkiindedirler. Memleketin asıl sahibi Türk halkı başsız bölünmüş, kuşku içinde umumi durumu hoş görmeyen bir haldedir. Kurtuluş ve istiklal fikirleri ancak bölgesel ayrılıklar içinde düşünebiliniyor. Halbuki bilindiği üzere küçük siyasi kuruluşların ömrü uzun değildir. Memleketin Batı ve güney bölgelerinde silahla karşı konmaya başlanmıştır. Fakat sayıca çok ve teçhizat itibariyle üstün düşman kuvvetleri karşısında geri çekilmeler hep Anadolu içlerinedir. Bir taraftan memleketi kurtarmak için olan bu hareketler ve yer yer teşkilat kurulması müspet bir gelişme ise de diğer taraftan dış devletlere güvenen ve buna dayanarak yine memleketi bölünmelere götüren uğraşmalar faaliyettedir. Bu çeşitli fikir ve yönde çalışan grupların çoğunluğu İstanbul***8217;da ki merkezlerinden idare edilmektedir.

=== Özet ===

I. Dünya savaşı sırasında gerek Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun siyasal hayatına ve gerek savaşın güdümüne baktığımızda şöyle bir durum görmekteyiz. Bu dönemde iktidar gelen partiler siyasal hak ve özgürlükleri bir amaç olmaktan çok bir araç ; iktidara en kısa yoldan gelme aracı olarak görmüşler ve bir an önce iktidarı elde edip onun nimetlerinden yaralanmaya yönelmişlerdir. Özellikle İttihat ve Terakki***8217;nin gitgide ***8220;tek adam yönetimi***8221;ne, Enver paşa liderliğinde ki kurduğu fiili egemenlik sonucu Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun büyük savaşa girmesi bir emrivaki ile gerçekleşmiş; savaş kararı iktidar partisinin içindeki diğer unsurların kabinenin ve hatta Meclisin bile denetimi olmaksızın bir emrivaki ile alınmıştır. Anlatmış olduğumuz olaylar Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun hazırlıksız ve ani biçimde savaşa girmesine yol açan Alman gemilerine geçiş izni verilmesi, Karadeniz***8217;e çıkış izni ve Sivastopol ve Odessa***8217;nın top ateşine tutulması gibi olaylarda Enver paşa dışında hiçbir merciin denetim ve hatta müzakere yetkisi bile yoktu. Ülkenin siyasal hayatı kadar savaşın güdümüde demokratik olmayan yöntemlerle tek adam Enver Paşa egemenliğine tabii idi. Oysa Mustafa Kemal Osmanlı***8217;nın hazırlıksız olarak savaşa girmesine karşı çıkmış; ordunun siyasete karıştırılmasını eleştirmiş ve başlangıçta ittihat ve Terakki içinde yer almasına rağmen onun politikasına muhalefet etmiştir. Ancak unutulmayacak bir gerçek var ki Türk Halkı bu savaştan da alnının akıyla çıkmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun yıkılıp yokoluşunu ve yıkıntıları üzerinde yeni bir bağımsız Türk Devleti***8217;nin kurulmasını hazırlayan I. Dünya Savaşı, dünya tarihi açısından olduğu kadar, Türkiye açısından da büyük önem taşır.

Bu savaşın çıkışı, olayların büyük bir savaşa doğru akışı, Osmanlı İmparatorluğu***8217;nun bu savaşa sürüklenişi, tarihsel bir gelişimin bir sonucudur. Bu savaş, Fransız Devrimi ve 25 yıla yakın süren devrim savaşlarının meydana getirdiği politik, sosyal ve ekonomik gelişmelerin devamlı ve doğal sonucu oldu.

Ulusalcılık hareketlerinin, liberalizmden daha büyük güç kazandığı, ulusal devletlerin hammadde kaynakları ve üretim mallarına pazar bulmak için yaptıkları mücadele, sömürgecilik ve emperyalizm adı altında 19. yüzyılının 20. yüzyıla bıraktığı kötü bir mirastı.

19. yüzyılın ikinci yarısında, İtalya ve Almanya siyasal birliklerinin kuruluşu, Avrupa dengesini bozmakla kalmadı, özellikle Balkan Uluslarının, ulusalcılık ve bağımsızlık hareketlerini kamçıladı. Avrupa***8217;daki ekonomik-politik-askeri gelişmeler Alman-Avusturya-İtalyan yakınlaşmasına, Üçlü İttifak***8217;ın kurulmasına yol açtı. Buna karşılık İngiliz-Fransız-Rus yakınlaşması da Üçlü İtilaf***8217;ı oluşturdu.

1871***8242;de Alman Birliği***8217;nin kurulmasından sonra Başbakan Bismark, Almanya***8217;yı Fransız-Rus birleşmesi karşısında bırakmamak, Fransa***8217;nın Alsas-Loren***8217;i geri almak için bir intikam savaşı çıkarmasına fırsat vermemek amacıyla, barışcı bir politika izledi. Slavcılık tehlikesi karşısında, 1879 yılında Avusturya ile bir Rus saldırısı tehlikesine karşı anlaştı.

1881***8242;de Fransa***8217;nın Tunus***8217;u işgal etmesi, burada gözü olan İtalya***8217;yı, Almanya***8217;nın yanına itti. 1882***8242;de Üçlü İttifak oluştu. Bu antlaşma 1892, 1907, 1912 yıllarında üç kez yenilendi. Fakat İtalya, 1902 yılında Fransa ile gizli bir antlaşma yapmıştı.

Bismark***8217;ın politikası 1890***8242;a kadar sürdü. Yeni Alman İmparatoru II. Wilhelm, Bismark***8217;ın politikasını beğenmediği için onu görevden uzaklaştırdı ve böylece Almanya***8217;nın da politikası değişmiş oldu. Almanya***8217;nın, Avrupa***8217;nın en güçlü kara devleti oluşu, endüstrisinin her geçen gün dünya piyasalarında İngiliz mallarına üstün gelmesi ve özellikle Alman Savaş Donanması***8217;nın denizlerde İngiltere***8217;ye rakip olması, Kırım Savaşı***8217;ndan beri Avrupa sorunlarıyla ilgilenmeyen İngiltere***8217;yi uyandırıdı.

Üçlü İttifak***8217;a dayanarak Avrupa***8217;da üstünlük kurmaya çalışan Almanya, 1894***8242;ten sonra, Fransız-Rus, Fransız-İngiliz ve en son 1907 yılında İngiliz-Rus Antlaşmalarıyla oluşan Üçlü İtilaf Bloku ile karşılaştı. Bismark***8217;ın korkulu rüyası gerçekleşmiş oldu ve Almanya böylece Avrupa***8217;da çember içine alınmış oldu.

Güçlenen Almanya ekonomisi için kendisine ***8220;hayat alanı***8221; olarak Osmanlı İmparatorluğu***8217;nu seçmişti. Bu nedenle Osmanlı Devleti ile yakın ilişkiler kurup, İngiltere***8217;nin Hindistan yolu için büyük tehlike olan, ***8220;Bağdat Demiryolu***8221; projesini kabul ettirmişti. Böylece Üçlü İttifak***8217;la, Üçlü İtilaf***8217;ın çıkarlarının çatıştığı önemli bir alan da Osmanlı İmparatorluğu oluyordu.

1905 yılından itibaren, Almanya***8217;nın her olayda karşı tarafla arası açıldı. Fas Buhranları***8217;nda birşey elde edemeyen Almanya, Balkan Savaşları***8217;nın çıkmasına da engel olamadı. Oysa, Balkan Savaşı, Almanya***8217;ya ekonomik açıdan büyük zarar vermişti. Ayrıca Bağdat-Berlin Demiryolu***8217;nun gerçekleşmesi de, Almanya ile Bulgaristan***8217;ın dost olup olmamalarına bağlı idi.

1914 yılına gelindiğinde, blokların çatışmasının temel sorunları olan ekonomik çıkar, Alsas-Loren sorunu, üstünlük kurma, deniz silahlanması, Fas Buhranları, Bağdat Demiryolu sorunu, Balkanlar***8217;da Avusturya-Rusya çatışması, Balkan Savaşı gibi nedenlerden dolayı, savaşın çıkması yalnızca bir bahaneye bakıyordu.

Savaşın yakın nedeni de hazırdı. Avusturya***8217;nın Sırbistan üzerindeki üstünlüğünü sürdürmek ve kendi sınırları içindeki Sırpların yaşadığı şehirleri kaybetmemek için her fırsatta Sırbistan üzerine baskı yapıyordu. Bu sürtüşmeler, 28 Haziran***8217;da Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinant ve eşinin bir Sırplı tarafından öldürülmesi nedeniyle, dünyayı 4 yıl kana bulayacak bir savaşa dönüştü.

Sırp sorununu kökünden çözmek isteyen Avusturya, Almanya***8217;nın da aynı görüşte olduğunu öğrenince Sırbistan***8217;na 23 Temmuz***8217;da sert bir nota verdi. İçişlerine karışma hükümleri taşıyan bu nota, Rusya***8217;nın Sırbistan***8217;ı yalnız bırakırsa, Balkanlar ve Boğazlar üzerinde Almanya-Avusturya egemenliği kurulucağı endişesiyle, Sırbistan***8217;ı desteklemesi üzerine reddedildi.

Rus desteğini sağlayan Sırbistan, seferberlik ilan edince de Avusturya, Sırbistan***8217;a 28 Temmuz***8217;da savaş ilan etti. Almanya***8217;nın uyarılarına rağmen Rusya***8217;nın 30 Temmuz***8217;da seferberlik ilan etmesi üzerine Almanya, 1 Ağustos***8217;ta Rusya***8217;ya savaş ilan etti. Aynı tarihlerde Fransa da seferberlik ilan etmişti.

Fransa***8217;ya Belçika üzerinden saldırmayı planlayan Almanya, Belçika***8217;ya bir nota vererek, bütün zararlarının ödeneceğini ve toprak bütünlüğüne dokunulmayacağı konusunda güvence vererek, topraklarından geçiş izni istedi. Belçika, bunu reddedince de 3 Ağustos***8217;ta Belçika***8217;ya saldırdı. Bunun üzerine İngiltere, 4 Ağustos***8217;ta Almanya***8217;ya bir nota vererek Belçika***8217;yı boşaltmasını istedi. Almanya bu isteği reddedince, İngiltere aynı gece Almanya***8217;ya savaş ilan etti. Böylece Avrupa Savaşı çıkmış oldu.

Başlangıçta hemen herkes bu savaşın 19. yüzyıldaki gibi cephe savaşları olacağını, en çok 1-1,5 yıl süreceğini sanıyorlardı. 1871***8242;den beri Avrupa, uzun bir barış dönemi geçirmişti. Bu arada ekonomik ilişkiler, teknik buluşlar, savaş sanayiinin gelişmesi ile yeni savaş silahlarının tahrip gücü artmış, savaş yöntemleri değişmişti.

Bu savaş, yalnız Avrupa Topraklarında kalsaydı belki bu tahminler doğru çıkabilirdi. Fakat savaşın gerek yer, gerekse zaman bakımından sınırlarını büyüten bir olay oldu. Osmanlı İmparatorluğu, kısa bir süre sonra savaşa katıldı. Bu yüzden savaş bir Dünya Savaşı oldu. Daha savaş başladığı zaman kuvvetler dengesi, İtilaf Devletleri***8217;nin tarafına ağır basıyordu.

Almanya, Avusturya-Macaristan***8217;ın toplam nüfusu 120 milyon kadardı ve savaş için tüm kaynakları Avrupa***8217;da sahip oldukları topraklarda idi. Halbuki İngiltere, Fransa ve Rusya***8217;nın oluşturduğu İtilaf Devletleri***8217;nin yalnızca Avrupa Topraklarındaki nüfusları 238 milyon idi.

Ayrıca sömürgelerde sınırsız hammadde ve insan kaynakları bulunduğu gibi, savaşın ilk üç yılında ABD de kendilerine büyük ekonomik destek sağladı. Almanya***8217;nın kara ordusu güçlü olmakla beraber, Rusya***8217;nın da zengin insan kaynakları bulunuyordu. Denizlerde ise tek başına İngiltere bile üstün durumdaydı.

Savaş başladıktan sonra İngiltere, denizlerde üstünlüğü sağladı. Savaşı kim daha zengin kaynaklara sahipse onun kazanacağı daha Marn Savaşı***8217;nda anlaşılmıştı

I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Özet
I. Dünya Savaşı, 1914 yılında Avrupa***8217;da başlamış, ancak dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle ***8220;dünya savaşı***8221; olarak adlandırılmıştır. 1914***8242;te başlayan savaş 1918 yılında sona ermiştir. 30 Ekim 1918***8242;de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi***8217;ni imzalayarak savaştan çekildi.

Nedenleri
Birinci Dünya Savaşı, 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın başlarında meydana gelen olay ve gelişmelerin bir sonucudur. Bu bakımdan sebeplerini bu dönemde aramak gerekir. Birinci Dünya Savaşı, Avrupa***8217;da dört merkezi devlete karşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirmi beş devletin giriştiği, o tarihe kadar görülmemiş ilk dünya savaşıdır. I. Dünya Savaşı Avrupa***8217;da ittifak veya merkezi devletler diye adlandırılan Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ile itilaf devletleri diye adlandırılan İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD önderliğindeki itilaf devletleri arasında gerçekleşmiştir. I. Dünya savaşının genel ve özel olmak üzere iki nedeni vardır.

Genel Nedenler
Fransız İhtilalinin getirdiği yeni anlayış ve görüşler siyasi ve sosyal hayatta büyük değişiklikler yapmıştır. Milliyetçilik düşüncesi özellikle 20. yüzyılın başlarında etkisini göstermeye başlamıştır. 1815 yılında Viyana Kongresi ile Avrupa***8217;ya yeni bir statü getirilmiş ve buna göre de güçler dengesi kurulmuştur. Özellikle 1870 Sedan Savaşı ile Alman ve İtalyan birliklerinin kurulması ve bu devletlerin girişimlerde bulunmaları Viyana Kongresi statüsünü ve güçler dengesini büyük ölçüde değiştirmiştir.
19. yüzyıl içinde önem kazanmış diğer bir gelişme de sanayileşmedir. Sanayileşme sonucu sömürgelicilik ortaya çıkmış ve büyük devletlerin çıkar çatışmaları Afrika, ve Uzak Doğu***8217;ya kadar yayılmıştır. Ham madde ve pazar arayışı hızlanmış, bütün devletler sömürge yarışına girmiştir. Bazı devletlerin siyasi birliklerini geç kurmaları blokların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bloklar hızla silahlanarak yeni bir savaşın ortamını hazırlamıştır.
Nedenler kısaca şöyle açıklanabilir:
Avusturya-Macaristan imparatorluğunun velahdı Ferdinand***8217;ın bir Sırplı tarafından öldürülmesi
Milliyetçilik düşüncesi
Sömürgecilik (ham madde ve pazar arayıcılığı)
avrupa devletleri arasındaki ekonomik ve siyasi rekabet(özellikle de Almanya ve İngiltere arasında)
Aşırı silahlanma hareketi
I. Dünya savasının baslamasındaki en önemli etkendir.

Özel Nedenler
Devletlerin izledikleri politikalar ve çeşitli çıkarlar özellikle bu devletleri karşı karşıya getirmiştir. Rekabet ittifak ve itilaf devletleri arasında meydana gelmiştir. Savaş öncesi devletlerin durumuna bakıldığında;

Almanya: Siyasal birliklerini kurduktan sonra (1871) ekonomisinde büyük bir canlanma meydana gelmiştir. Birliğini geç kurduğundan dolayı sömürgeciliğe geç başlamıştır. Yeni sömürgeler elde etme ve denizlere hakim olma konularında İngiltere ile rekabete girişmiştir.
İngiltere: Almanya***8217;nın siyasal ve ekonomik açıdan güçlenmesinden rahatsız olmuştur. Kendisine rakip olabilecek güçlerden kurtulmak ve Alman birliği ile bozulan Avrupa***8217;daki güç dengesini tekrar kurmak istemektedir. Almanya***8217;nın denizlede güçlenmesinden de fazlaca rahatsız olmuştur.
Fransa: 1870 Sedan Savaşı ile Almanyaya kaptırdığı Alsance-Loren bölgelerini geri almak istemektedir. Bundan dolayı Almanyaya karşı bir düşmanlık içindedir.
Rusya: Panislavizm ilkesi ile Balkanlara yayılmak istemektedir. Ayrıca Rusya, boğazları ele geçirerek Akdeniz***8217;e inmek amacındaydı.
İtalya: Sömürgecilikte geri kalmıştır. Amacı yeni sömürgeler ele geçirmenin yanında, eski Roma İmparatorluğu gibi Akdeniz***8217;e hakim olmaktır.
Avusturya-Macaristan: En büyük tehlikesi Rusya ve onun destekçisi olduğu Sırbistan***8217;dır. Panislavizme ve Balkanlar***8217;daki Rus etkisine karşı mücadele etmiştir.
Osmanlı Devleti: Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile en değerli topraklarını kaybeden Osmanlı Devleti, son yüzyılda kaybettiği toprakları geri almak için Almanya yanında savaşa girmiştir.
ABD, savaş öncesinde, Avrupa***8217;daki savaşa katılma eğilimi içinde olmamıştır. Ancak 1917 yılında yaşanan bazı gelişmeler ABD***8217;nin de savaşa katılma kararında etkili olmuştur. 1917 yılından itibaren İngiliz ve Fransız deniz ablukasına karşı Almanya***8217;nın giriştiği denizaltı savaşı, Kuzey Atlantik***8217;de Amerikan ticari ve yolcu gemilerini de hedef almaya başlamış, Amerika***8217;nın Avrupa ticaretine katlanılmayacak ölçüde zarar vermeye başlamıştır. Öte yandan Almanya***8217;nın Meksika hükümetini ABD***8217;ye savaş açmaya teşvik etmesi de ABD***8217;nin Avrupa***8217;daki savaşa katılmasında etken olmuştur.

Başlaması
Avusturya BÜYÜK Sırbistan***8217;ı kurmak isteyenlere gücünü göstermek üzere 1914 yılı Haziran ayında Bosna da bir manevra yapmaya karar vermiştir. Buna katılmak üzere veliaht Ferdinand da Saray Bosna***8217;ya gelmiştir. Ancak veliaht 28 haziran 1914 günü bir Sırplı tarafından öldürülür. Buda I. Dünya savaşına yol açan olayın başlangıcı olur. Avusturya bu olaya Sırbistan***8217;a savaş açarak karşılık verir. Bunun üzerine Almanya, Avusturya-Macaristan***8217;ın, Rusya da Sırbistan***8217;ın yanında yer alır. Böylece savaş kısa bir zaman içinde bütün Avrupa***8217;yı etkilemiştir.

Osmanlı Cephesi
Sonuçta, Yavuz (Goesa) ve Midilli (Breslav) gemileri Amiral Sovchen komutasında 28-29 Ekim 1914 gecesi Rusya***8217;nın Odessa ve Sivastopol Limanlarını topa tutması fiilen Osmanlı Devletini savaşa sokmuş oldu.
Bu olay üzerine önce Rusya ardından İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti***8217;ne savaş açtılar. Böylelikle savaşa resmen katılan Osmanlı Devleti I. Dünya savaşında birçok cephede savaşmıştır.

Cephe Stratejileri
Baltık Denizi
Baltık Denizine egemen olmak ve hem Ruslara silahla cephane yetiştirmek, hem de Almanya***8217;nın mesafelerce düz kumluk halinde bulunan Pomeranya kıyılarına, Berlin***8217;den 150-200 km uzaklıkta olan yerlere, büyük bir Rus ordusu çıkarmak. Lora Fiser***8217;e göre ayrıca üç yere üç ordu çıkarılacak biri asıl çıkış ordusu, diğer ikisi gösteriş ve şaşırtma orduları olacaktır.
Planın esaslarına göre İngiliz donanması, Almanya Frizon (Frize) adalarından Batı***8217;da bulunan Bordum adasını ele geçirip onu Çanakkale önündeki Limni, İmroz ve Bozcaada gibi bir üs olarak kullanacak, o bölgede denize dökülen Alman ırmaklarının ağızlarını tıkayacak, Kiel kanalını tahrip edecek ve genel olarak Almanya***8217;nın kuzey deniz kıyılarını torpille kuşatacaktır.

Güney Harekat Planı
Lloyd George Planı: Lloyd George planının esası ilkbaharda kuvveti 700 bin kişiye varacak olan yeni birliklerin Fransa***8217;da Batı cephesine gönderilmeyip Balkanlar***8217;da kullanılmasıdır. Lloyd George ayrıca Türklerin Süveyş kanalına saldırdıkları sırada, Suriye***8217;ye 100 bin kişilik bir kuvvet çıkararak 80 bin kişilik Türk ordusunu mağlup etmeyi de düşünmüştür. Böylelikle Suriye ele geçirilmiş ve Kafkasya ile sıkışık durumda bulunan Ruslara yardım edilmiş olunur.
Amiral Fisher Batı cephesini Baltık yolu ile Kuzeyden çevirmeyi, Lloyd George ise aynı işi Balkanlar***8217;dan veya Adriyatik kıyılarından yapmayı istemektedir.

Almanya Harekatı
JOFR Planı: Bu düşüncede olanlar her şeyi bir kenara bırakarak ilk olarak Almanya***8217;yı ezmeyi istemektedirler. Buna klasik düşünce ve plan denilebilir. Bunu isteyenler, elde edilecek bütün kuvvetlerini, yani en çok İngiltere***8217;de önce gönüllü sonra mecburi olarak silah altına alınan ve alınacak olan birkaç milyon askerin hepsini veya hemen hepsini Batı cephesine yığmak ve Alman ordusunu kemire kemire ezmek düşüncesindedirler. Bu düşünceler ileri sürenlerin başında Fransız orduları başkomutanı Jofr ile İngiltere İmparatorluk genel kurmay başkanı General (sonra mareşal) Robertson bulunmaktadır.

Boğazlar Harekatı

Churchill-Hankey***8217;in Boğazları Zorlama Planı: Baltık denizine girmek planı da kısmen deniz bakanının düşünceleri arasında olmakla birlikte Churchill, hemen bütün gücünü Çanakkale***8217;nin zorlanması üzerinde toplayacaktır. O sırada İngiltere***8217;de Osmanlı Devleti, düşmanların en zayıfı sayılıyordu. O, Almanya***8217;dan damla damla ve adeta kaçak gibi Romanya ve Bulgaristan yolu ile silah ve cephane alabiliyordu, dolaysıyla Türk***8217;ün kahramanlığını göz önünde tutmayanlar Boğazları zorlamayı nispeten kolay sayabilirlerdi.

Uzlaşma Devletleri Çanakkale***8217;ye denizden saldırıya girişecekleri sırada Osmanlı Devleti***8217;nin durumu onlar açısından böyle bir saldırı için elverişli görüntüdeydi. Osmanlıların Sarıkamış üzerine yaptıkları büyük saldırı bozgunla sonuçlanmıştı. Mısır***8217;ı İngilizlerden kurtarmak amacıyla giriştikleri kanal harekatları umulanları getirmemişti. Bu arada Balkan Devletlerinden Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan***8217;la Dünya Savaşı***8217;nın başlamasından beri bir antlaşmaya varılması için sürüp gelen siyasal görüşmelerden de olumlu bir sonuç alamamıştı.
Bulgarların çekingen davranışı Almanya ile Osmanlı arasında doğrudan bir bağlantının kurulmasını engellediğinden Osmanlı ordusunun yoksun bulunduğu Modern savaş gereçleri ile donatılmaması da gecikmekteydi.
Bu durum uzlaşma Devletleri***8217;nin Osmanlılara karşı bir saldırıya geçmelerine elverişli gibi görünmekteydi. Ne var ki aralarında bu maksatla hazırlanmış bir harekat alanları yoktu. Savaş sonucunun batı cephesinde ve kısa bir zamanda alınacağına inanılmaktaydılar. Üstelik İngiltere***8217;nin büyük bir kara ordusu kurmak için giriştiği hazırlıklar da tamamlanmış değildi. Çanakkale üzerine bir saldırı için ilgililer arasında kesin bir antlaşmaya henüz varılmamıştı.

Genel Cepheler
Batı Cephesi
I. Dünya Savaşı için Almanya***8217;nın öngördüğü savaş planı Schlieffen Planı***8217;ydı. Bu plana göre önce Fransa***8217;ya saldırmıştır. Yine bu plana göre, Fransa***8217;ya Majino Hattı üzerinden değil, bu hattın kanadını aşacak şekilde, Belçika üzerinden saldırmıştır. Schlieffen Planı, Belçika***8217;dan geçerek Fransız topraklarına kuzeyden girmeyi ve Majino Hattında ve onun hemen gerisinde konuşlanmış Fransız kuvvetlerinin gerisine sarkmayı planlamaktadır.
Ancak Belçika kuvvetlerinin beklenmedik direnişi Alman ordularını geciktirmiş, bu gecikme de Fransız ve İngiliz ordularına gerekli manevraları yapma zamanı kazandırmıştır.
Fransa topraklarında cereyan eden daha sonraki savaşlarda her ne kadar Alman birlikleri Paris***8217;e 70 km. kadar yaklaşabilmişlerse de sonunda giderek sertleşen direnç ve ağır kayıplarla Schlieffen Planı***8217;ndan beklenen sonuca ulaşamamıştır.
ABD***8217;nin savaşa katılmasıyla Batı Cephesi***8217;nde güçler dengesi Almanya***8217;nın aleyhine dönmüş ve ağır baskılar sonucu Alman topraklarına kadar geri çekilmesine yol açmıştır.

1914 yılı
Almanya***8217;nın savaş stratejisi, Schlieffen Planı***8217;na dayanmaktadır. Bu plana göre; seferberliğini iki haftada tamamlayabilecek olan Fransa 39 günde savaş dışı bırakılacak ve müteakiben doğu cephesine dönülerek seferberliğini geniş coğrafyası içerisinde en az altı haftada ve güçlükle tamamlayacağı değerlendirilen Rusya***8217;ya taarruz edilecekti.
Batı Cephesi savaşları 4 Ağustos 1914 tarihinde Alman ordularının Belçika***8217;ya saldırmasıyla başlamıştır. Ancak Belçika ordusu hiç umulmadık bir direnme gösterdi. Alman birlikleri Liege kentini, planlandığı gibi 24 saat sonunda değil, 13 günlük çatışmanın ardından ele geçirip Fransa içlerine ilerlemek zorunda kaldılar





Biraz uzun özetlersin
Siyahyus isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Alt 22-04-2009, 11:42   #3
fatih1664
Yeni Üye
 
fatih1664 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 32
Tecrübe Puanı: 16
fatih1664 has a spectacular aura aboutfatih1664 has a spectacular aura aboutfatih1664 has a spectacular aura about
Standart Cvp: çok acill

ben bildiğim kadar yazıyorum
1.Çanakkale cephesinde alınan zater ile osmanlının hasta adam olmadığı anlaşıldı.
2.Rusya'ya gidemeyen yardım sonuncunda çarlık yıkıldı.
Aklımda kalan 2 madde ama hatırlarsam daha yazarım
fatih1664 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Konu Kapatılmıştır

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yemen, Çanakkale ve Sarı gelin türklerinin hangi olaylar üzerine söylenmiştir? acele Soru-Cevap 1 23-03-2009 22:39
çanakkale savaşı gogo969 Tarih ve İnkılap Tarihi 0 25-05-2007 13:26
çanakkale savaşının dünya üzerindeki etkileri gogo969 Tarih ve İnkılap Tarihi 0 25-05-2007 11:57
çanakkale savaşının sonuçları gogo969 Tarih ve İnkılap Tarihi 0 25-05-2007 11:56


Şu Anki Saat: 12:32


Powered by vBulletin ® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.sogentr.com © 2009 - 2013